15 Mayıs 2008 Perşembe

İNSAN MANZARALARI

13 Aralık 2000
Çarşamba


Naber Günlük,

İnşallah iyisindir. Beni sorarsan şu anki durumum bayaa iyi. Neden diye sorarsan, Matematikten çarpanlara ayırma konusunu tam olmasa da yapıyorum. Türkçe yazılım fena geçmedi. Ve en önemlisi Almanca yazılısı okunmadı...

Daha dün sana yazacak bir şey bulamazken , bugün konu zenginiyim. Çünkü bence insanların bu sıralar gülmeye ihtiyacı var. Ve çok komik olmasalar da bencw güzeller.

Bir zamanlar, bir Aygaz reklamında, öğretmen öğrencisini tüpçü olarak görünce onunla gurur duyuyor. Allah aşkına söyleyin bana, hangi öğretmen öğrencisini bir tüpçü olarak görmek ister ?

Ayrıca bir Calgon reklamında bize bilgi veren adamlar , niye hep öküz gibi ? Suratlarında hiç gülme ifadesi yok.

Türklerin zaaflarından biri de yemeklere verdikleri isimler...
Sen o kadar asma yaprağının içine kıymaları yerleştir, ismine
" SARMA " de. Elin Fransızı , ekmeğin üstüne iki tane çilek koysun, ismine " FRANC DA LAGUNA DE LOGUNE " gibi bir isim koysun...

Her neyse bu tip konulara tekrar döneceğim. Şimdi sana Azaebeycan 'daki McDoralds 'ın menüsünü yazmak istiyorum:

MENYU

* Hamburger * Çizburger * Dabl Hamlarger
* Dabl Çizlarger * Big Mak * Frenç Frays
* Şeyk * İçkiler * Mak Sanday

Biraz da Bunları Tanıyalım :

- Hamburger/ Çizburger : Guzardılış koke, mal etinden hazırlanmış koflet (köfte ) , ketçup, doğranmış soğan . Bizim Cizburgerin tatbikinde hamçinin yumşağ ceder pendiri de var.
- Desert : Desert üçün siz piroglar ciyalak , şokolad veya karamelli Mak Sondey dondurması yaxud ( yahut) vanil , şokolad veya çiyelekli şeyk kokteyli alde edebilirsiniz.

Hoşgeldiniz , yazısının altında " Sizi her gün seher 8'den 24'e kadar restoranımıza gozleyiruk. "
Güle güle , yazısının altında " Eğer McDonald's restoranına bir defa gelseniz , bura hemişe gelmek arzusunda olacaız."

Ha bi de Reha Muhtar , Türkiye'de bir ilki başardı. Ekranın dört köşesine de yazı koydu. ( Sağ üst: Mudanya canlı, sağ alt : Ceviz Kabuğu , sol üst : Show TV , sol alt : Ateş Hattı )

Türkiye'den İnsan Manzaraları:

* Bir avukat ismi : Güven Kurtul
* Bir volvo arabasının plakasında Bülent yazdığı yetmiyormuş gibi , adam sağ farının üstüne ICQ numarasını yazmış.
( 10066565 )
* Yolda bir tabelada: "Hayırlı Yolculuklar Dileriz. Osmanlı Doğal Alabalık Üretim, Dinlenme Tesisleri- 100 m. beride..."
* Bir halı mağazasında : " Lütfen, halıya dokunmadan elleyiniz"
* Bir iş yerinde : " Satılan mal geri alınır. Ama sorun çıkarırız."
* Gazetede çıkan bir reklam : " Alumilenyum
- Aliminyum yüzeyde üst deney yorum. "
* Satılık Oto : Sahibinden tertemiz 99 model Passat.
- Özellikleri : 50.000 km. , sol ön kapı orjinal boyalı, debriyaj bask balata değişmiş. Beş sefer turba değişmiş, üç sefer ön göğüs komple sökülmüş, yedi sefer vites konsülü değişmiş, iki sefer sağ ön kapı sökülmüş, arka kapı kilidi bozuktur.
Fiyatı : 15 milyar.

Adam hala bu arabaya passat diyor.

Şimdi sana Hayvanlar Aleminden, Köpekbalığı hakkında bilgi bilgi vermek istiyorum :

" Denizlerde yaşayan en vahşi , en psikopat yaratık köpekbalığıdır. Karşısına çıkan her şeye saldırır. Hareket eden her şeyle dalaşır. Gücünün yettiğini ısırır, yetmediğine de küfür edip kaçar. Her sene 3.000 kişi köpekbalıklarının saldırısına uğramaktadır. Ancak balıkların her sene aynı sayıyı nasıl tutturdukları , hala bilinmemektedir...

Son olarak Yılmaz Erdoğan 'ın " Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar " kitabından kısa bir bölüm yazarak , artık gitmek istiyorum. İşte dinle ! ( Konuşmalar Adam-Kadın şeklindedir. İlk konuşmaya Adam başlıyor. )

- A : Uykum kaçtı,
- K : Neden ?
- A : Soramadım, kaçtı.
- K : Yediğin bir şey dokunmuştur.
- A : Ben bir şey yemedim.
- K : Midende bütün bir tavuk varken böyle konuşma lütfen.
- A : Bir rüya gördüm kızım.
- K : Dur tahmin edeyim : Bir kümesteydin ve kocaman bir tavuk seni yiyordu.İntikam mahiyetinde...
- A : Sana bin defa , ben bir kabusla uyandığım zaman benimle abuk sabuk konuşma, demedim mi ?
- K : Demedin.
- A : O zaman şimdi diyorum. Ben bir kere dedim, sen içinden 999 kere tekrarla.
- K : Sinirlenme sevgilim. Ben seni rahatlatmak için konuşuyorum. Yoksa bir tavuğun lafı mı olur ? Sana feda olsun. Tamam , çok iri bir tavuktu ama olsun...
- A : Keser misin şu tavuğu ?
- K : Sevgilim yine kızacaksın ama biz zaten kesilmiş bir tavuktan bahsediyoruz.
- A : Allah'ım bir gece vakti uykumdan kan-ter içinde uyanıyorum, bir de ne göreyim : Karım komedyen olmuş. Hangisi kabus bilemiyorum.
- K : Tamam, sakin ol. Bir şey içer misin ?
- A : Hayır.
- K : Tavuk suyu filan ?
- A : Ne ?..
- K : Şaka şaka...
- A : Karıcığım, sustuğun zaman haberim olsun.
- K : Tamam susunca ben seni ararım... Bu arada "susarken konuşmayı " biraz çalışmam gerekecek tabii. Seni arayacağım
ya , susarken...
- A : Allah Allah ! Kadın delirdi... Yahu susssaana sen !
- K : Tamam be tamam sustum. Neyse, nasıl bir kabustu, anlat istersen ?

SON

Aslında son değil ama çok uzun... Her neyse hoşçakal.

Kuntay K.......
8-A

Hiç yorum yok: