15 Haziran 2008 Pazar

İŞTE YİNE BEN


Merhaba Günlük,

İşte yine ben ( Çağlar). Eee naber la ? ( Set by Seçkin) İyisin iyi...
Ne yazıyım, ne yazıyım diye kara kara düşünüyorum. En iyisi classic bir giriş yaparak şiir yaziyim, diyecektim ama vazgeçtim.

Şimdi sana bir insanın ömrü hakkında yapılan araştırmayı yazacağım.

Bir insan ortalama olarak üç yılını beklemekle, beş yılını yıkanıp giyinmekle , bir yılını telefonla konuşmakla ( bi dakka hiç böyle saçma şey olur mu ya ), altı yıl yemek yemekle ( bu insandan insana değişir tabii, bazısı yirmi yıl yer; bazısı bir yıl ), beş yıl seyahat etmekle , sekiz yılını hastalıkla, yetmiş gününü aynaya bakarak ( aynada ne varsa) ve on gününü de burnunu silerek geçirirmiş.

Şimdi de sana " kalp " ilgili bilgi vermek istiyorum diyorum ama sen inanma.

Kalp normalde dakikada 60-70 defa atar, yani bir ömürde 2-3 milyar kadar... Kalp 120000 km.lik bir damar ağına kan pompalar. Bu ağın uzunluğu dünyayı 3 defa dolaşır. Yetişkin insanın kalbi saatte 340 lt kan pompalar. Bu hızla yedi dakikada bir kamyonun deposu doluyor. Bir günde ortaya çıkan kas gücüyle bir tır üç metre yukarı kaldırılabilir. İyi de o zaman niye bunların hepsini yapamıyoruz. Biz salak mıyız ? Neyse bunları burda yazmayayım.

Şimdi de sana günümün nasıl geçtiği hakkında bilgi vereyim. Sabah yedide kalkıyorum.Çalar saat yüzünden , demek isterdim ama saatten önce annem maşallah radar gibi tam 7.03'te her sabah beni uyandırıyor. Derken okula geliyorum. İki gün 8 saat, iki gün altı saat ve ohh nihayet cuma günü beş saat derse katlanmak zorunda kalıyoruz. Hayır bu kadarla kalsa iyi , yanlışlıkla silgin yere düşüyor, salağın biri alıyo yere atıyo, sonra sınıfın içinde top oynayıp hoca gelince , "Aaa Çağlar niye top oynuyosun !" diyenler var. Hadi bunları da geç İngilizce dersinde S..... hocamız: " Çağlar, en son ne dedik ? " diyince cevap veremiyorum tabii. Sonra da aa " Ashome on you " , " well this really gets on my nerues " gibi sözler sarfediyo. İşte benim bütün hayatım bundan ibaret.

Ayrıca Oğuz arkadaşımız bütün müdüriyetin öğretmen olmasaydı ne olacağını yazmış. Ben bunlara birkaç öğretmen daha ekleyeceğim.

N.... K.... : Mutfak robotu satıcısı,
S.... K.... : Dakikada 36 tavuk yiyerek Guiress Rekorlar kitabına geçmiş bir kişi ,
I.... B.... : Erkek manken,
S....B.... : Somurtkanlar derneği başkanı,
Y.... K....: Beyinsiz insanlarla alay eden bir kişi,
S.... Ş....: Karşılaştırma ve küçük düşürme uzmanı,
Türkçe öğretmenimiz :
Müzik öğretmenimiz : 30 oktavlık soprano sesli herhangi bir kişi,
O.... H.... : Yorumsuz
Biyoloji öğretmenimiz: Dünyanın en hızlı ve aynı zamanda en bayygınn konuşan kişisi.

Benden bu seferlik ama sadece bu seferlik bu kadar ... Byee.

Çağlar A....

" Hell Diablo " ( Hedi lenn B Salak ! )

AYRILIŞ DESTANI

Selam Günlük,

Sana yine bir şey yazamayacağım. Çünkü arkadaşlardan ne bir espri ne de bir fıkra kaldı. Ben yine sana bir şiir yazayım.

AYRILIŞ DESTANI

Gel vatan yas tutan ocaklara gel
Oğul Mustafalı kucaklara gel
Gel kara yazılı çiçeklere gel
Dal gözüme vatan ATA'n geçiyor.

Ektiğin gündüzdü, biçtiğin gece
Güzelim ekini bastı delice
Harpte sabahlara, cenkte kılıca
"Ab-ı hayat " ları katan geçiyor.

Gün görünür güne bakana her şey
Ne görsem benziyor bak, ona her şey
Başlamış şeklinden uyana her şey
Sanki her şeyden o kan geçiyor.

Bütün yurt dağların üst üste koyun
Üste gelincikli yazılar yayın
En üste bir yıldız , bir ay döşeyin
Önümden böyle bir vatan geçiyor.

Bir millet kalınca sallar üstünde
Bir vatan boyunca yollar üstünde
Dağlar bedenince küller üstünde
Kanayı kanayı bir tan geçiyor.

Onu bize gökten zafer getirdi
Onu bizden alıp zafer götürdü
"Yar görmesin" diye doğmuş koç sırtı
Devirler üstünde yatan geçiyor.

O bindi al atlar kesildi yağız
O indi : Bir yanardağ oldu Yavuz
On santersin delirdi deniz,
Hala Marmara'dan figan geçiyor.

Defne, Burcu burcu seril yerlere
Bak, selama durmuş minarelere
Bir şair şehirden , bu aşık şehre
Bir bayrak dolusu destan geçiyor.

Zeki Ömer Defne