Başlarken çok heyecanlandım.
Yazmayı sürdürürken o yıllar daha dün gibi gözümün önünde canlandı. Unutmamışım, hiç unutmamışım... Sanki tahtada, elinizde günlük okuyordunuz. Sesiniz kulağımda çınlıyordu.
Bir an önce bitse de derse geçsek diye içten içe sabırsızlanıyordum... O zaman bunu da önemsiyordum ama ders de çok önemliydi. Sınava hazırlanıyordunuz.
Çok da zevkle dinlediğinizi görüyordum.
Aranızda en yeni bendim. Bu okuldaki ilk yılımdı... Sizleri tanımaya çalışıyordum. Başarılı, duyarlı, sevgi dolu, bilinçli gençler olacağınız hemen anlaşılıyordu.
Birlikte yaptığımız münazaralardaki coşkunuz, hazırlıklarınız, dersten sonra da düzeyli bir şekilde tartışmaları sürdürmeniz çok güzeldi...
Şimdi geriye bakıp düşününce güzel yaşanmışlıkların dışında elimizde somut olarak bu defterin var olduğunu gördüm. İyi ki yazmışsınız. İyi ki yazdırmışım.
Bu defter sizin defterinizdi. Sizler yazmıştınız. Bende emaneten duruyordu. Bir kişi olsaydı, verip kurtulurdum belki. Ama çoktunuz. Aklıma bu yol geldi. Sevindim... Hemen yazmaya başladım...
Şu anda ise kararsızım... Beklemeye aldım. Sizlerden gelecek tepkilere göre devam edeceğim.
Hepinizi çok seviyorum. Başarı haberleriniz beni mutlu edecektir. Satırlarınızda buluşmak üzere...
Türkçe Öğretmeniniz.
3 yorum:
Kararı o günlüğü yazanlar verecektir ama dışardan bir göz olarak çok ilginç bulduğumu söylemek istedim.
sevgiler...
Teşekkürler...
Ben de bekleme kararı aldım. Gelecek tepkilere göre diğerlerini de yayınlayacağım.
Yaşasın !
Öğrencilerimle iletişim kurulmaya başladı. Güzel yorumlar yazıyorlar. Ancak face book adresime ... Yakında blogda da yorumlarını göreceğini umuyorum. Yazıların altındaki 0 yorum bölümünden girip isimsizi işaretlerse yorumları bu sayfada görünecek. Hangi Üniversitede olduklarını, bölümlerini çok merak ediyorum. Bu onların sayfası aynı zamanda. Arkadaşlarıyla buluşmak da güzel olacak sanıyorum. Haberleşmiş olurlar böylece...
Ben sabırlıyım. Bekliyorum.
Yorum Gönder