5 Mayıs 2008 Pazartesi
KALDIRIMLAR
13 Kasım 2000
Pazartesi
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında ;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar,
İn cin uykuda , yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor.
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler
Üstüme camlarını , hep simsiyah dikiyor
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kakdırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşanmış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek , yumuşak bir kucakta ;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum !
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta ;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları !
Islak bir yorgan gibi , sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün , serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya ;
Alsa buz gibi taşlar alnımdaki bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi...
Necip Fazıl Kısakürek
Görüşmek üzere...
Ali İ. S....
922 8/A
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder