5 Mayıs 2008 Pazartesi

YALNIZLIK DURUMLARI

Merhaba Günlük,

Şu anda yapmam gereken o kadar şey var ki...

Tarih yazılısına çalışmalıyım. Test çözmeliyim. Ödev yapmalıyım.

Fakat yine tembelliğim üzerimde ve bu yüzden ben sadece senin yaprakların üzerinde oyalanmakla meşgulüm... Ve bu da benim inanılmaz derecede hoşuma gidiyor...

Ben çoğu arkadaşım gibi televizyon programlarına , derslere ya da aşka değinmeyeceğim. Benim konum bambaşka ...

Yalnızlık... Ve bunu sanırım en iyi Özdemir Asaf anlatıyor :

YALNIZ'IN DURUMLARI

Her şeyi süpürebilirsin
Sonbaharı süpüremezsin

Sen her şeyi süpürebilirsin
Sonbaharı süpüremezsin

Yalnızsa
Sürekli bir sonbaharı
Süpürür hep...
Düşünemezsin.

Yanar sobasında
Yalnızın üşüyen bakışları...

Lambasında karanlığa sönük bir ışık
Titrer sönük sönük...

Penceresi dışına kapanmıştır
Kapısı içine örtük...

Yalnız bin yıl yaşar
Kendini bir anda...

Yalnızın
Nesi var nesi yoksa
Tümü birden biredir.

Yalnız, bir ordudur kendi çölünde...
Sonsuz savaşlarında
Hep yener kendi ordusunu...

Yalnızın sakladığı bir şey vardır
Boyuna yarini değiştirir
Boyuna onu arar...
Biri bulsa diye.

Yalnız, hem bilgesi hem delisidir
Kendi dünyasının.

Ayrıca,
Hem efendisi, hem kölesidir.
Kendisidir.

Tadını çıkaramaz
Görece'siz dünyasında
Hiçbirisinin.

Yalnız,
Sürekli dinleyendir, söylenmemiş bir sözü...

Sözünde durması
Yalnızın yalancılığıdır kendisine.

Hep yüzüne vurur utancı
O yüzden gözlerini kaçırır gözlerinden...

Yalnızın odasında ikinci bir yalnızlıktır
Ayna...

Yalnız
Hep uyanır ikinci uykusuna.

Yalnız,
Kendi ben'inin sen'idir.

Bir sözde saklanmış yalanı
Bir gözde okuduğundan
Bakmaz kendi gözlerine bile...

Her susadığında
O kendi çölündedir.

Kendi öyküsünü
Ne anlatabilen,ne de dinleyebilendir.

Kendi türküsünü
Ne yazabilen, ne söyleyebilendir.

Bir zamanlar güldüğünü anımsar da
Yoğurur hüzünün çamurunu
Avuçlarında.

Yalnız
Aranan tek görgü tanığıdır
Yargılanmasında
Kendi davasının...

Her duruşması ertelenir
Kavgasının

Yalnız
Hem kaptanı hem de yolcusudur
Batmakta olan gemisinin.

Onun için
Ne sonuncu ayrılabilir gemisinden
Ne de ilkin.

Yalnızın adı okunduğunda
Okulda ya da yaşamda...
Kimse "burda" diyemez...
Ama yok da...

Uykumun duvarlarında başladı...
Önceleri bir toz gölgesi sanki,
Sonra bir yumak yün gibi...

Ama şimdi iyice görüyor
Örümceğin ağını gün gibi...

Yalnız
Duymuş olduğunun sağırı,
Görmüş olduğunun körüdür.
Ölür ölür öldürür
Öldürür öldürür ölür...
Duyduklarını unutur,
Duyacaklarını düşünür.

Yalnızın adına
Hiç kimse konuşamaz...
O ,
Kendi kendisinin
Sanığıdır.

Yalnız
Önceden sezer olacakları...

Paylaşacak biri vardır,
Anlatır anlatır ona
Olanları, olmayacakları...

Her sefer
Kendisiyle çıkar

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ,
PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ...


Şiisstttt !.. Günlük ! Uyumadın İnşallah ! Uyan, sabah oldu...
Bitti şiir...

Artık sana da veda ediyorum. ( En sonunda ! diye düşünen çoktur herhalde ! ) Aslında daha güzel şeyler yazabilirdim ama Yazılı öncesinde benden bu kadar fayda gelir...

Dersler beni bekliyor !
Hoşça Kal... Görüşmek üzere...

Hiç yorum yok: