1 Mayıs 2008 Perşembe

SEVGİLİ GÜNLÜK


23 Ekim 2000
Pazartesi

Ben Çağlar, Çağlar A....... . Hani şu Bond, James Bond olayı var ya... Ama numaram 007 değil, 440. Şu anda sen çok şanslısın, çünkü senin işin sadece bizim yazdıklarımızı üzerinde tutman. Bizim yerimizde olsaydın görürdün hayatın zorluğunu... Okulda o kadar derse katlan bir de eve gel, annenler iki saat " Oğlum ders çalış ! " desin.

Haa ayrıca bir de Fen Lisesi var. İşin yoksa o kadar ödevin ve okul derslerinin arasında bir de test çöz. Ama yapmak zorundasın. İşte şimdi neden çok şanslı olduğunu anlamışsındır.

Sözlerime son vermeden sana son derece karışık ve saçma sapan bir paragraf yazacağım:

Hikayemiz , Herkes, Birisi, Herhangi biri ve Hiçkimse adlı dört kişi hakkında...

Yapılması gereken bir iş vardı ve Herkes, Birisi'nin bu işi yapacağından emindi. Gerçi bu işi Herhangi biri de yapabilirdi. Ama Hiçkimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı. Çünkü iş Herkes'in işiydi.
Herkes, Herhangi biri'nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu , ama Hiçkimse, Herkes'in yapamayacağının farkında değildi.
Sonunda Herhangi biri'nin yapabileceği bir işi Hiçkimse yapmadığı için herkes birisi'ni suçladı.

Sözlerime son vermeden demiştim, ama canım sıkıldı bir fıkra, bir de şiir yazıp öyle veda edeceğim.

" Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü olan Galile'ye hasımlarından biri :
- Üstat, demiş. Kulaklarınız bir insan için büyük değil mi ?
Galile cevap vermiş:
- Doğru, ama seninkiler de bir eşek için çok küçük sayılmaz mı?"

Şimdi de şiirimize geçelim.

BİR ÇİÇEK VARDI

Bir çiçek vardı,
Güzel,
Kokulu,
Büyülü.
Yaşıyordu topraktan aldığı gıdayla,
Uzuyordu damarlarına giden kanla.
Boyu aşınca bulutları
Komşu olunca yıldızlara
Kendini akraba sandı güneşe.
Baktı aşağılara,
Beslendiği toprağından utandı.
Çekti köklerini,
Kirden, tozdan, çamurdan kurtardı.
Bıraktı kendini rüzgarlara.
Yağmurlarda ıslandı.
Sonra üşüdü birden,
Yaprakları dağıldı.
Isınmak istedi
Yaklaştığı güneşten yandı.
Bilemedi,
Topraksız rüzgarın sert olduğunu
Anlayamadı.
Yıldızların sadece yıldızlarla konuştuğunu.
Günlerce savruldu boşluklarda
Kayanlardan başka bir şey yoktu.
Sonra kesiliverdi rüzgar,
Duruverdi yağmur.
Düşerken aşağılara
Güzel,
Kokulu,
Büyülü çiçekten kalanlar ağladılar.
Toprağa düşüyoruz derken yapraklar
Gittiler,
Güneşe gülümseyen bir dikene takıldılar.

Kamil Ozay

Benden bu kadar günlükcüğüm. Görüşmek üzere...

Çağlar A.......

Hiç yorum yok: