2 Mayıs 2008 Cuma

SELAM GÜNLÜK

25 Ekim 2000

Selam Günlük,

Ben Damla... Sınıfta yeniyim. Kars'ın Sarıkamış ilçesinden geldim. Nedeni babamın işi. Babam astsubay olduğu için en az iki,en fazla dört senede bir tayinimiz çıkıyor.

Doğduğum günden bugüne kadar altı il değiştirdik. Türkiye 'nin değişik illerini görmek, insanlarıyla tanışmak gerçekten çok güzel bir duygu, ama alıştığın bir ilden ayrılmak da çok zor. Düşünsene oturduğun yer, gittiğin okul, sınıf arkadaşların kısacası alıştığın her şey bir anda değişiyor... Günlük yaşamın altüst oluyor. Tayininin çıktığı yer hakkındaki soruların , eşya toplama konusundaki endişelerin , arkadaşlarından ve öğretmenlerinden ayrılma korkusu gibi türlü türlü şeyler beynini kurcalamaya başlıyor.

Bir de seneye büyük bir sınava hazırlanıyorsan ve hedeflerin büyükse gideceğin yerin eğitim durumu seni endişelendiriyor. Yeni okulundan arkadaş bulamama korkusu, derse adepte olamama korkusu da olunca tamamen strese giriyorsun. Bu stresten kurtulmak için kitap okuyor ya da müzik dinliyorsun, ama ne okuduğun kitabı ne de dinlediğin müziği anlıyorsun...
Beynini kemiren kurtların farkında olmadan yapamıyorsun. Bütün bu sorunların hepsini unutup derslerine yöneliyorsun. Ders çalıştığını düşünüyorsun, ama yalnızca okuyorsun...

Taşınma vakti geliyor... Ve meraklarınla birlikte üzüntülerin de artıyor. Eğer kısa süreli de olsa tatil yaptıysan bu seni biraz rahatlatıyor. Akrabalarınla ya da eski arkadaşlarınla görüşmek seni mutlu ediyor. Her şeyin bir sonu olduğu gibi bu mutlu anların da sonu geliyor. Ve daha önceden hiç gelmediğin , hakkında tahminler yürüttüğün , önyargılarına dayanarak kendini şartlandırdığın yere geliyorsun...

Belki hayal kırıklığı yaşıyorsun, belki de geldiğin yer umduğundan da iyi çıkıyor. Yeni okuluna ve günlük yaşamına alışman zaman alıyor. Bunlara alıştıktan sonra birden eski günlerin aklına geliyor. Acı tatlı anları düşünüyorsun. Tanışma esnasında çektiğin sıkıntılar ve eski arkadaşlarına olan özlemin seni birden bir bomba misali patlatıyor. Ve ağlıyorsun... Ağlayınca da yeni arkadaşlarının, hakkındaki düşünceleri değişebiliyor. Belki de seni sulugözlü olarak benimsiyorlar. Ve derken yazılılar başlıyor. Yazılı sonuçlarında ne yapacağını da yalnızca Allah biliyor...

İşte böyle Günlük. Çektiğim sıkıntıları ne kadar söz ile anlatamasam da beni dinlediğin için sağol. Senin aracılığınla bir kaç laf etmek istiyorum:

Arkadaşlar !
Ne kadar çelişkili sözler söylesem de ,
Ne kadar garip davranışlarda bulunsam da,
Ne kadar alınsam da, ağlasam da , hepsini sizler gibi iyi ve anlayışlı olmak için yapıyorum.
Hepinizi çok seviyorum.

Görüşmek üzere...


Damla Ö...... Ö.....

Hiç yorum yok: